Çocuklarda İşeme Bozuklukları

’’Tedavisi için geliştirilmiş ilaç var’’

Gece yatak ıslatmanın tedavisi olduğunu dile getiren Prof. Dr. Ziylan, ’’Bir tedavi gece fazla idrar çıkaran çocuklar için geliştirilmiş. Geceleri idrarın az üretilmesini sağlayan bir hormon var. Bazı çocukların gece fazla idrar üretmesinin nedeni; bu hormonun geceleri fazla salgılanmıyor olması. Eğer bu hormonu yerine koyarsanız gece yatak ıslatma sorunu ortadan kalkabiliyor. Bunun için geliştirilmiş bir ilaç var. Bunu kullandığımız zaman çocukların yüzde 60-70’i gece kuru kalabiliyorlar. Bu ilacın yan etkileri ile ilgili toplumda yine yanlış anlaşılan durumlar var. Kısırlık yaptığına dair bir söylenti var. Bunun gerçekle bir ilişkisi yok. İkinci tedavi; mesanenin küçük olduğu çocuklarda yani kapasitenin düşük olduğu çocuklarda bir başka antikolinerjik denilen bir ilaç grubu var, o kullanılabiliyor. Bir başka tedavi yöntemi de gece uyanma bozukluğunun ağırlıkta olduğu çocuklarda kullanılan alarm tedavisi. Bu tedavide bir elektrot var, bu elektrot iç çamaşıra yerleştiriliyor, bir alarm cihazı çocuğun pijamasına tutturuluyor. İlk idrar damlası iç çamaşıra değdiği anda alarm çalmaya başlıyor. Başlangıçta belki çocuk uyanmıyor ama anne ve baba duyup geliyorlar, çocuğu uyandırıyorlar ve kalan idrarını yapması için tuvalete götürüyorlar. Böylece tekrarlarla çocuk alarmı duyup uyanmaya başlıyor, o anda alarmın çalmasına neden olan vücuttaki değişiklikle alarmın ilişkisini kurmaya başlıyor. Böylece gece uyanmayı ya da sabaha kadar tutmayı öğreniyor’’ ifadelerini kullandı.

’’Çocuğun psikolojisi üzerinde büyük etkisi var’’

Gece yatak ıslatmanın vücuda direk bir zararının olmadığını söyleyen Prof. Dr. Ziylan, ’’Böbrekleri bozmuyor veya idrar yolu iltihabına yol açmıyor. Ama çocuğun psikolojisi üzerinde büyük etkisi var. Sosyal uyumu bozduğu için giderek çocuk üzerinde psikolojik bir yük oluşuyor ve çocukların genel davranışını değiştiriyor. Çocuğun özgüvenini olumsuz etkiliyor, depresyona neden olabiliyor. Okul başarısı, aile ve diğer insanlarla ilişkisine kadar çok geniş bir alanda çocuğun davranışını etkileyebiliyor. Anne ve babanın şunu bilmesi lazım; bu bir sağlık sorunudur. Yani çocuğun ilgi çekmek için yapmış olduğu bir durum değildir. Bu sağlık sorunun tıbbi yöntemlerle çözülmesi gerekir’’ dedi.

’’Bu konu ile ana olarak ilgilenen branş; Çocuk Ürolojisi’’

Prof. Dr. Ziylan sözlerini şöyle tamamladı: ’Ailelerin, çocuğun bu konuda suçlu olmadığını bilmesi lazım, kendilerini de suçlamamaları lazım. Bu durum, anne ve banının çocuklarını yanlış yetiştirmesinden olan birşey değil. Bu konu ile ana olarak ilgilenen branş; Çocuk Ürolojisi. Bunun dışında Çocuk Hastalıkları ve Sağlığı doktorları ilgilenir. Özellikle Çocuk Nefrolojisi bilim dalının uzmanları da bu konuda yetkili insanlardır’’. Kaynak : İHA